Bu sitenin tasarımı
KARACA MEDYA
tarafından yapılmıştır.

Almanya da iki otomobili olana tek kasko
Almanya’da gelecek yılda itibaren iki otomobil sahibi olanlar tek plaka kullanabilecek. Böylelikle birden fazla otomobil sahibi olanların kasko ücretlerinden ciddi oranda tasarruf etmesi mümkün olacak. Ancak uygulamanın olumsuz tarafı ise tek plakanın aynı anda sadece bir araçta kullanılabilecek olması.
Buna göre otomobil sahibinin tek plakadan iki adet yaptırması mümkün olmayacak ve hangi aracı kullanacaksa plakasını o araca takması gerekecek. 2012 yılının ortasından itibaren yürürlüğe girecek olan yasa Federal Eyalet Temsilcileri Meclisi tarafından da onaylandı. Yeni yasanın elektrikle çalışan araçların kullanımını da arttırması hedefleniyor.
Bu arada kaskodan tasarruf edecek olan sürücülerin yine de her araç için ayrı ayrı trafik vergisi ödemesi gerekecek. Yasada yer alan diğer bir sınırlama ise sürücünün sahip olduğu araçların aynı türden olmasını zorunlu kılması. Yani bir binek otomobili olan kişi, bu araçta kullandığı plakayı motosikleti için de kullanamayacak.
ZAMAN
3 views
2011 Trafik Cezaları Bedelleri İçin BURAYA tıklayınız…
6 views
Konya’da faaliyet gösteren sürücü kursları, ehliyet alımında stajyerlik kurumunu getiren yasaya destek verdi.
Konya Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursları Birliği Derneği Başkanı Rafet Gülşen ve yönetim kurulu üyeleri, konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda hükümet tarafından çıkarılacak yeni trafik yasasını değerlendiren Rafet Gülşen, yeni yasada yer alan ehliyet alma düzenlemelerine destek verdiklerini söyledi. Yeni düzenlemeyle sürücü kurslarını başarıyla bitirenlerin 2 yıl stajyer olarak trafiğe çıkabileceğini belirten Rafet Gülşen, “Bu yasayla birlikte kursu bitirenler 2 yıl süreyle stajyer belgesiyle trafiğe çıkacak. 2 kez kural ihlali yaptıkları takdirde belgeleri ellerinden alınacak ve ehliyet alamayacaklar. 2 yılı sorunsuz tamamlayanlara ise ehliyetleri verilecek. Bu sayede insanlarımız daha dikkatli olacak ve kurallara daha çok riayet edecektir. Biz sürücü kursları olarak bu yasayı destekliyoruz” dedi.
Ehliyet almak için şu an ilköğretim mezunlarının başvurabileceğini ancak Haziran ayından itibaren bunun değişeceğini de dile getiren Gülşen, “2006 Haziran’ın da hükümet tarafından hazırlanan ve ehliyet almak için öğrenim durumunu ortaöğretim kurumu mezunu olarak değiştirmiş ancak yasayı 5 yıl süreyle ertelemişti. Bu süre bu yıl Haziran ayında bitiyor. Avrupa’da ehliyet almak için okur yazar olmanız yetiyor. Ancak bizde neden böyle bir şeye gerek duyuldu anlamıyoruz. İlköğretim mezunu vatandaşlarımızın mağdur olmaması için Haziran ayına kadar sürücü kurslarına başvurarak ehliyetlerini almalarını tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.
Türkiye’de sürücü kursu ücretlerinin Avrupa’ya kıyasla çok düşük olduğunu da dile getiren Gülşen, “Avrupa’da sürücü kurslarının en ucuz olduğu Yunanistan’da bile kurs ücretleri 800 Euro’dan başlıyor. Diğer ülkelerde bu rakam 2 bin Eurolara kadar çıkıyor. Biz de ise bu rakam en fazla 700-800 lira civarında. Bizce bu rakamlar çok düşük. Rakamın artmasıyla kalitenin de artacağına inanıyoruz. Ama şu an itibariyle böyle bir niyetimiz yok. Aramızda her zaman tatlı bir rekabet vardır. Bu rekabet fiyatlara da haliyle yansıyor” şeklinde ifade etti.
Kaynak: İHA
16 views
Araç tescil işlemlerinin elektronik ortamda yapılmasına olanak sağlayan projeyle vatandaşlar, tescil şubesine gitmeden veya iş takipçisine vekalet vermeden satın aldığı aracı bayiden tescil ettirebilecek.
Tescil ve trafik belgesi, araç sahibinin adresine posta ile gönderilecek. Ankara’da 4 bayide denenen ve yasal düzenlemelerin ardından tüm Türkiye’ye yayılması düşünülen proje kapsamında bayiler, yeni araç alan vatandaşlara geçici bir tescil belgesi verecek. Vatandaşlar bu belgeyle satın aldıkları gün aracı trafiğe çıkarabilecek.
Yeni projeyle Türkiye’de üretilen veya ithal edilen araçların teknik özelliklerini içeren araç uygunluk belgesi bilgileri, üretici veya ithalatçılar tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Araç ve Sürücü Bilgi Sistemi’ne (ASBİS) elektronik ortamda, e-imzalı ve zaman damgalı olarak iletilecek.
Vatandaşlar, yeni bir araç almak için bayiye gittiğinde, bayideki görevliler, satışa ilişkin bilgileri ASBİS sistemine girecek ve alıcı adına tescil belgesi talebinde bulunacak.
Müşteri ve araca ilişkin bilgilerin sistem üzerinde doğrulanmasının ardından, araca tahakkuk ettirilen vergilerin ödendiği ve zorunlu mali sorumluluk sigortasının yatırıldığına dair bilgiler de ilgili kurumların bilgisayar sisteminden online olarak teyit edilecek.
Müşteri ve araca ilişkin tescile mani bir durum olmadığının tespiti halinde alıcı adına tescil işlemi gerçekleştirilecek, bayi görevlisi de müşteriye aracın tescil edildiğine ilişkin geçici bir tescil belgesi verecek.
Müşteri geçici belge ile satın aldığı gün aracını trafiğe çıkarabilecek, asıl tescil belgesi ile trafik belgesi ise araç sahibinin adresine posta ile gönderilecek.
SİSTEMİN YARARLARI
Yasal düzenlemelerin ardından tüm Türkiye’de uygulanması planlanan projeyle vatandaşlar, tescil şubesine gitmeden veya iş takipçisine vekalet vermeden aracını tescil ettirebilecek.
Bayi tarafından yaklaşık 15 dakikada hazırlanacak geçici tescil belgesini alan vatandaşlar, satın aldıkları aracı bu belgeyle kullanabilecek.
Böylece müşteri, trafiğe çıkmak için günlerce aracın tescil edilmesini beklemek zorunda kalmayacak.
Projeyle bütün işlemler ilk müracaat noktasında ve tamamen elektronik ortamda sonuçlandırılacak. Sisteme erişim, e-devlet üzerinden yapılacak. Sistemi kullanacak bayilerin, güvenlik açısından mutlaka elektronik imza sahibi olmaları gerekecek.
Bilgi ve belgelerin elektronik ortamda kaynağından temin edilmesiyle sahtecilik ortadan kalkacak, çalıntı veya çenç edilmiş araçların tescili de önlenecek.
Projeyle 568 trafik tescil şubesinde çalışan yaklaşık 4 bin 600 personelin büyük bölümü trafiğin denetimi ve düzenlenmesinde görevlendirilecek. Araç veri giriş işlemlerini yürüten Maliye Bakanlığı personelinden de tasarruf sağlanacak.
Halen yeni bir araç satın almak isteyen vatandaşlar, sigorta bedeli ve özel tüketim vergisini yatırdıktan sonra bayiden aldıkları uygunluk belgesi ve fatura ile Şoförler Odası’na başvuruyor.
Buradan araç tescil dosyası alan vatandaşlar, dosya içindeki müracaat formlarını daktilo ile doldurduktan sonra tescil şubesine gidiyor.
Şubenin yoğunluğuna göre ortalama 3 gün içinde aracını tescil ettiren vatandaşlar plaka basımı için tekrar Şoförler Odasına gidiyor.
Burada plaka bastıran vatandaşlar, tescil şubesinde plakayı mühürlettikten sonra aracı kullanmaya başlıyor. Tüm bu işlemlerle uğraşmak istemeyenler ise bayinin anlaştığı iş takibi yapan kişilere vekaletname veriyor. Bu projeyle vatandaşlar, vekaletname ücreti ödemek zorunda da kalmayacak.
Projenin ikinci el araçların satış, devir ve tescil işlemlerinin noterlerde elektronik ortamda yapılmasını düzenleyen kısmı, 1 Mayıs 2010 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştı.
Yeni araçların tescili aşamasının ise tüm Türkiye’de uygulanması için TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Torba Tasarı’nın Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Bu arada ortaya çıkabilecek aksaklıkların görülerek altyapının iyileştirilmesi amacıyla 29 Şubat’a kadar Ankara’da 4 yetkili bayinin katılımıyla pilot uygulamaya başlandı.
Pilot uygulama kapsamında şu anda sadece otomobiller için geçici tescil veriliyor. Projenin tüm Türkiye’de uygulanmasıyla diğer araç türleri için de elektronik ortamda tescil belgesi hazırlanacak.
İlerleyen dönemde araç üzerinde yapılan teknik değişikliklerin ruhsatlandırılması işinin de elektronik ortamda yapılması planlanıyor.
Kaynak: AA
13 views
18 views

Son yıllarda kullanımı hızla yaygınlaşan hafif ticari araçların da aralarında bulunduğu, ticari olarak satın alınan ”kamyonet” sınıfı araçlar için K1 ve K2 Yetki Belgeleri’nin 31 Aralık 2010 tarihine kadar yüzde 93 indirimli alınabildiğiniyor.
1 Mayıs 2010 tarihinden itibaren yurt genelindeki araçlara yıldızlı K1 ve K2 belgesi sorulması işleminin başladığını, yetki belgelerinin 31 Aralık’tan önce alınmasının önemli bir avantaj sağlayacağını söyledi.
Kamyonetler için Yıldızlı K1 ve K2 yetki belgeleri almak isteyen kişilerin, son günü beklemeden bağlı bulunulan Ticaret Odasına giderek belgelerini almalarının kendi menfaatlerine olacaktır
”27255 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği gereğince; toplam yüklü ağırlığı 3,5 tondan az kamyonetlerle; ticari amaçla şehir içi eşya taşımacılığı veya ticari amaçla olmamak ve sadece kendi esas iştigal konusu ile ilgili olmak kaydıyla eşya taşımacılığı yapan gerçek veya tüzel kişilerin 31 Aralık tarihine kadar kendilerine uygun yetki belgelerini temin etmeleri gerekmektedir.
Söz konusu tarihe kadar yetki belgesi ücretlerinde yüzde 93 oranında indirim uygulanacak.
Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan yönetmelikle nakliyecilik işiyle iştigal eden şirket ve kooperatiflere Orta Düzey Yönetici (ODY) mesleki yeterlilik belgesi bulunması şartı.
AA
25 views

Mevcut yasaya göre, bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücüye hayvan başına 369,00 TL idari para cezası uygulanıyor.
Yeni teklif ise sürücünün çarptığı hayvanın tedavi giderlerini trafik sigortasından karşılayabilmesini içeriyor.
Buna göre kaza sonucu yaralanan sokak köpeği, inek ya da ayağı kırılan atın veteriner masrafları kasko veya trafik sigortası tarafından karşılanacak.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın daha önce çıkardığı 5199 sayılı kanunun 21. maddesinde, “Bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü, onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır.” hükmü yer alıyor.
Kanuna aykırı davrananlara da hayvan başına 369,00 TL idari para cezası uygulanıyor. Yeni teklif ise sürücünün çarptığı hayvanın tedavi giderlerini trafik sigortasından karşılayabilmesini içeriyor.
Tasarı hayata geçerse kaza sonucu yaralanan sokak köpeği, inek veya ayağı kırılan atın tedavi masrafları, zorunlu trafik sigortasıyla garanti altına alınmış olacak.
Bu düzenlemeyle sürücülerin çarptıkları sokak hayvanlarını öylece kaza mahalline bırakıp gitmesi yerine, insani görevlerini yerine getirerek yaralı hayvanı en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine ulaştırması hedefleniyor.
Çevre ve Orman Bakanlığı yetkililerine göre hayvan kazalarının en aza indirilmesi için ehliyet kurslarında, Hayvanları Koruma Kanunu’ndan ve ilgili ceza maddelerinden bahsedilmesi gerekiyor.
Bu eğitimlerin düzenlenmesinde bakanlığa bağlı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü ya da il çevre ve orman müdürlüklerinden teknik yardım alınabiliyor.
Yetkililer ayrıca sokak hayvanlarının karıştığı kazaları önlemede, belediyeler tarafından kısırlaştırılıp tekrar alındığı ortama bırakılan hayvanın, gerek yerel hayvan koruma görevlileri gerekse halk tarafından da sahiplenilmesi gerektiğine işaret ediyor.
KAYNAK: AA
27 views
DASK’ın Amacı
Zorunlu Deprem Sigortası, meskenlerde depremin neden olacağı maddi zararların tazmin edilmesini sağlamaya yönelik olarak oluşturulan yeni bir sigorta sistemidir. Kapsamlı bir inceleme çalışması sonrasında devletin ve sigorta sektörünün işbirliği ile oluşturulan bu sistemin temel amaçları şunlardır:
* Kapsamdaki bütün konutları, ödenebilir bir prim karşılığında depreme karşı sigorta güvencesi altına almak,
* Yurtiçinde risk paylaşımı sağlamak, aynı zamanda deprem hasarlarının neden olacağı mali yükü sigorta yoluyla uluslararası reasürans ve sermaye piyasalarına dağıtmak,
* Devletin depremlerden (özellikle deprem sonrası afet konutları inşasından) kaynaklanan mali yükünü azaltmak,
* Sigorta sistemini sağlıklı yapı üretiminde bir araç olarak kullanmak,
* Deprem hasarlarının karşılanmasında uzun vadeli kaynak birikimini temin etmek,
* Toplumda sigorta bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak.
Zorunlu Deprem Sigortası uygulaması ile; konut sahiplerine konutları ile ilgili olarak, devletin bütçe imkanları ile ilişkili olmaksızın ve maddi kayıpları derhal telafi eden somut bir güvence temin edilmektedir. Aynı zamanda, ödenen küçük miktardaki sigorta primleri yoluyla sosyal dayanışmanın gereği en iyi şekilde gerçekleştirilmiş olmakta, ülke çapında risk paylaşımı ve dayanışma sağlanmakta, yeterli iç kaynaklar birikinceye kadar riskin belli bir kısmı reasürans yoluyla uluslararası piyasalara plase edilmekte, deprem nedeniyle devlet bütçesi üzerinde oluşan mali yük azalacağından muhtemel ek vergiler önlenmiş olmaktadır.
DASK Hakkında
Ülkemiz jeolojik ve topoğrafik yapısı ile iklim özellikleri nedeniyle büyük can ve mal kayıplarına yol açan doğal afetlerle sık sık karşılaşan ülkelerin başında gelmektedir. Ülkemizde etkili olan doğal afetleri önem sırasına göre depremler, heyelanlar, su baskınları, kaya düşmeleri, yangınlar, çığ, fırtına ve yer altı suyu hareketleri şeklinde sıralamak mümkündür. Son 60 yıl içerisinde doğal afetlerin yol açtığı yapısal hasar istatistikleri dikkate alındığında, bu tür hasarın 2/3′ünün deprem nedeniyle meydana geldiği görülmektedir. Bu nedenle de ülkemizde doğal afet denilince akla öncelikle depremler gelmektedir. Şu anda geçerli bulunan deprem bölgeleri haritası esas alındığında, ülkemiz topraklarının %96′sının farklı oranlarda tehlikeye sahip deprem bölgeleri içerisinde olduğu ve nufusumuzun %98′inin bu bölgelerde yaşadığı görülmektedir. Bu oranlar, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.
Depremler, başta afetin meydana geldiği bölgeler olmak üzere tüm ülkede etkisini hissettirmekte ve dolayısıyla ülkede yaşayan vatandaşların hepsi depremin sonuçlarından belli ölçüde etkilenmektedir. Ortaya çıkan maddi zararların telafi edilmesi, deprem bölgesinde normal hayata dönülebilmesi, acil yardıma ihtiyaç duyan kimselerin bu ihtiyaçlarının giderilmesi ve benzeri için yapılan harcamalar ülke ekonomisine ve devlete büyük bir mali yük getirmektedir. Bunun en son örneğini oluşturan ve son yüz yılın felaketi olarak adlandırılan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, ekonomik ve sosyal boyutları ile ülkemiz için büyük bir yıkım olmuştur.
17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve çok büyük can ve mal kaybına neden olan Marmara depreminden sonra kamu otoritesince deprem zararlarının en aza indirilmesi amacıyla bir çok tedbir alınmıştır. Bu tedbirlerin en önemlilerinden birisi de Zorunlu Deprem Sigortası’na ilişkin düzenlemedir.
27.08.1999 tarih ve 4452 sayılı Doğal Afetlere Karşı Alınacak Önlemler ve Doğal Afetler Nedeniyle Doğan Zararların Giderilmesi İçin Yapılacak Düzenlemeler Hakkında Yetki Kanununun verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan 587 sayılı “Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname” 27.12.1999 tarih ve 23919 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu KHK ile 27 Eylül 2000 tarihinden itibaren kapsamdaki meskenler için deprem sigortası yaptırmak zorunlu hale getirilmiş olup bu sigortayı sunmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) kurulmuştur. 9 aylık bir kuruluş sürecinin ardından DASK, öngörüldüğü şekilde 27 Eylül 2000 tarihinden itibaren teminat sunmaya başlamıştır. Halen 29 yetkili sigorta şirketi ve bu şirketlerin acenteleri DASK nam ve hesabına Zorunlu Deprem Sigortası yapmaktadır. Oluşturulan yeni sistem, kısa zamanda başarılı bir performans ortaya koymuş olup uluslararası kuruluşlar tarafından pek çok ülke için örnek uygulama olarak gösterilmektedir.
YILDA 30,00 – 40,00 TL ödeyerek yaptıracağınız bu sigorta ile evinizi güvenceye alabilirsiniz.
Bilgi ve irtibat İçin: 0 332 322 5 112 / www.ucgensigorta.com
30 views
Merhabalar…
7 Gün içinde tebligatına başlanmayan trafik para cezaları yasal olarak geçersizdir.
Trafik ceza tutanağının tutulduğu tarihten itibaren, ceza ihbarnamesinin 7 gün içinde tanzim edilerek tebligatına başlanması gerekmektedir. Trafik cezasına ilişkin ceza ihbarnamesinin 7 gün içinde tebligatına başlanmamış ise Sulh Ceza Mahkemesine başvurmanız halinde, Yönetmeliğin 10/a ve 10/b maddelerine uyulmadığı gerekçesi ile mahkeme cezayı tamamen kaldırmaktadır.
İlgili Mahkeme kararı örneği ekte ve aşağıda yer almaktadır: (Büyük Hali İçin Üzerine Tıklayabilirsiniz)
183 views